Ortak Bir Otoritenin Mezhebi İnşası - Said B. Cübery'in Şii Tefsir Literatüründeki Konumu

Stok Kodu:
9786258632064
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
247
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-03-24
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
Kategori:
%35 indirimli
300,00
195,00
9786258632064
376371
Ortak Bir Otoritenin Mezhebi İnşası - Said B. Cübery'in Şii Tefsir Literatüründeki Konumu
Ortak Bir Otoritenin Mezhebi İnşası - Said B. Cübery'in Şii Tefsir Literatüründeki Konumu
195
Bu çalışma, tâbiûn neslinin önde gelen müfessirlerinden Saîd b. Cübeyr'in Şiî-İmâmî tefsir literatüründeki konumunu, Sünnî tefsirlerle karşılaştırmalı bir perspektifle incelemektedir. Çalışmanın konusu, Saîd b. Cübeyr'in Şiî kaynaklarda “Şiî” yahut “ilk Şiî müfessir” şeklinde nitelendirilmesinin tarihsel dayanaklarını, söylemsel arka planını ve mezhebî meşruiyet inşası içindeki işlevini ortaya koymaktır. Araştırmanın temel hedefi, klasik dönemden modern döneme uzanan süreçte Şiî ricâl, tabakat ve tefsir kaynaklarında Saîd b. Cübeyr'e atfedilen rolü tespit etmek ve bu rolün hangi tarihî, siyasî ve doktrinel saiklerle üretildiğini açıklığa kavuşturmaktır. Çalışmanın problematiği, Saîd b. Cübeyr'in Şiî tefsir geleneğinde kurucu bir otorite olarak mı benimsendiği yoksa daha çok seçici ve işlevsel bir biçimde mi iktibas edildiği sorusu etrafında şekillenmektedir. Bu çerçevede “ilk Şiî müfessir” iddiasının tarihsel bir gerçekliğe mi yoksa geriye dönük bir meşruiyet kurgusuna mı dayandığı sorgulanmaktadır. Yöntem açısından eser, içerik analizi ve karşılaştırmalı metin çözümlemesine dayanmaktadır. Erken ve orta dönem Şiî tefsir metinleri ile çağdaş Şiî tefsir düşüncesini temsil eden çalışmalar taranmakta, bulgular Sünnî biyografi ve tefsir kaynaklarıyla mukayese edilmektedir. Araştırmanın temel bulguları, Saîd b. Cübeyr'e yönelik Şiî ilgisinin dönemsel olarak değiştiğini göstermektedir. Ahbârî çizgide “masum imamlardan sadır olma” ölçütü belirleyici olduğu için atıflar sınırlı kalmaktadır. Usûlî paradigmanın güç kazandığı hicrî 5. yüzyıldan itibaren ise Tûsî ve Tabersî gibi müfessirlerde atıflar artmakta, ancak Saîd b. Cübeyr çoğunlukla doktrinel alanlarda kurucu bir merci olarak değil, nüzûl bağlamı, lugat ve tarihsel açıklamalar bakımından tamamlayıcı bir referans olarak kullanılmaktadır. Eser, “ilk Şiî müfessir” nitelemesinin mezhebin tarihsel süreklilik iddiasını güçlendirmeye dönük söylemsel bir inşa olduğunu, Saîd b. Cübeyr'in ilmî otoritesi ve Emevî karşıtı siyasî duruşunun bu sahiplenmeyi kolaylaştırdığını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede çalışma, ortak İslâmî mirastaki yüksek otoritelerin mezhepler arası rekabet ve iç dönüşümler bağlamında nasıl yeniden anlamlandırıldığını tartışmaktadır.
Bu çalışma, tâbiûn neslinin önde gelen müfessirlerinden Saîd b. Cübeyr'in Şiî-İmâmî tefsir literatüründeki konumunu, Sünnî tefsirlerle karşılaştırmalı bir perspektifle incelemektedir. Çalışmanın konusu, Saîd b. Cübeyr'in Şiî kaynaklarda “Şiî” yahut “ilk Şiî müfessir” şeklinde nitelendirilmesinin tarihsel dayanaklarını, söylemsel arka planını ve mezhebî meşruiyet inşası içindeki işlevini ortaya koymaktır. Araştırmanın temel hedefi, klasik dönemden modern döneme uzanan süreçte Şiî ricâl, tabakat ve tefsir kaynaklarında Saîd b. Cübeyr'e atfedilen rolü tespit etmek ve bu rolün hangi tarihî, siyasî ve doktrinel saiklerle üretildiğini açıklığa kavuşturmaktır. Çalışmanın problematiği, Saîd b. Cübeyr'in Şiî tefsir geleneğinde kurucu bir otorite olarak mı benimsendiği yoksa daha çok seçici ve işlevsel bir biçimde mi iktibas edildiği sorusu etrafında şekillenmektedir. Bu çerçevede “ilk Şiî müfessir” iddiasının tarihsel bir gerçekliğe mi yoksa geriye dönük bir meşruiyet kurgusuna mı dayandığı sorgulanmaktadır. Yöntem açısından eser, içerik analizi ve karşılaştırmalı metin çözümlemesine dayanmaktadır. Erken ve orta dönem Şiî tefsir metinleri ile çağdaş Şiî tefsir düşüncesini temsil eden çalışmalar taranmakta, bulgular Sünnî biyografi ve tefsir kaynaklarıyla mukayese edilmektedir. Araştırmanın temel bulguları, Saîd b. Cübeyr'e yönelik Şiî ilgisinin dönemsel olarak değiştiğini göstermektedir. Ahbârî çizgide “masum imamlardan sadır olma” ölçütü belirleyici olduğu için atıflar sınırlı kalmaktadır. Usûlî paradigmanın güç kazandığı hicrî 5. yüzyıldan itibaren ise Tûsî ve Tabersî gibi müfessirlerde atıflar artmakta, ancak Saîd b. Cübeyr çoğunlukla doktrinel alanlarda kurucu bir merci olarak değil, nüzûl bağlamı, lugat ve tarihsel açıklamalar bakımından tamamlayıcı bir referans olarak kullanılmaktadır. Eser, “ilk Şiî müfessir” nitelemesinin mezhebin tarihsel süreklilik iddiasını güçlendirmeye dönük söylemsel bir inşa olduğunu, Saîd b. Cübeyr'in ilmî otoritesi ve Emevî karşıtı siyasî duruşunun bu sahiplenmeyi kolaylaştırdığını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede çalışma, ortak İslâmî mirastaki yüksek otoritelerin mezhepler arası rekabet ve iç dönüşümler bağlamında nasıl yeniden anlamlandırıldığını tartışmaktadır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat