İlk Osmanlı Sefiri 28 Mehmet Çelebi'nin Fransa Anıları; "Kafirlerin Cenneti"

Stok Kodu:
9789758911189
Boyut:
135-210-0
Sayfa Sayısı:
208
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2002-01-01
Çeviren:
Murat Aykaç Erginöz
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
%40 indirimli
14,81
8,89
9789758911189
371228
İlk Osmanlı Sefiri 28 Mehmet Çelebi'nin Fransa Anıları; "Kafirlerin Cenneti"
İlk Osmanlı Sefiri 28 Mehmet Çelebi'nin Fransa Anıları; "Kafirlerin Cenneti"
8.89
Orta Çağ'dan itibaren, Batılılar İslam topraklarına gidip onların, törelerini ve geleneklerini ortaya çıkarmışlardır. Öte tarafa Müslüman devletler Batı hakkında büyük bir bilgisizlik içerisinde yaşamışlardır. Yüksek düzeyde Osmanlı görevlisi olan 28 Mehmet Çelebi Efendi, 1720/1721 yılları arasında Sultan III. Ahmet tarafından Fransa'ya elçilik göreviyle gönderildi. Bu İstanbul'da olduğu kadar Parisde de aynı biçimde olağanüstü bir olay olarak algılandı. Mehmet Efendinin öyküsü bize, 18. Yüzyılın başlarında Fransanın, kökenlerine bağlı anlayış ve kültürünü, derin bir merak ve keskin zeka sahibi bir Türk tarafından yeniden yaşatmaktadır. Onun Languedoc kanalının eklüz sistemini, Marly'nin büyük makinesini, kralın aynacılarının ayna parlatma tekniklerini, ya da gözlemevinin aletlerini nasıl uygun bir biçimde betimlediğini, Kralın Bahçesinin bilimsel kuruluşlarını, ya da askeri alanda, tatbikattaki birliklerin displinlerini üstü kapalı bir biçimde örnek olarak sunduğunu göreceğiz. Osmanlı İmparatorluğundan daha sonra Batılılaşma hareketinin zararları ne olursa olsun Mehmet Efendinin öyküsü kesinlikle bunun özdeyişini ortaya koymaktadır.
Orta Çağ'dan itibaren, Batılılar İslam topraklarına gidip onların, törelerini ve geleneklerini ortaya çıkarmışlardır. Öte tarafa Müslüman devletler Batı hakkında büyük bir bilgisizlik içerisinde yaşamışlardır. Yüksek düzeyde Osmanlı görevlisi olan 28 Mehmet Çelebi Efendi, 1720/1721 yılları arasında Sultan III. Ahmet tarafından Fransa'ya elçilik göreviyle gönderildi. Bu İstanbul'da olduğu kadar Parisde de aynı biçimde olağanüstü bir olay olarak algılandı. Mehmet Efendinin öyküsü bize, 18. Yüzyılın başlarında Fransanın, kökenlerine bağlı anlayış ve kültürünü, derin bir merak ve keskin zeka sahibi bir Türk tarafından yeniden yaşatmaktadır. Onun Languedoc kanalının eklüz sistemini, Marly'nin büyük makinesini, kralın aynacılarının ayna parlatma tekniklerini, ya da gözlemevinin aletlerini nasıl uygun bir biçimde betimlediğini, Kralın Bahçesinin bilimsel kuruluşlarını, ya da askeri alanda, tatbikattaki birliklerin displinlerini üstü kapalı bir biçimde örnek olarak sunduğunu göreceğiz. Osmanlı İmparatorluğundan daha sonra Batılılaşma hareketinin zararları ne olursa olsun Mehmet Efendinin öyküsü kesinlikle bunun özdeyişini ortaya koymaktadır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat