Ben Bu Davanın Fedaisiyim ; Ali Şükrü Bey'in Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri

Stok Kodu:
9786258505467
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
432
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-05-09
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%35 indirimli
550,00
357,50
Taksitli fiyat: 3 x 119,17
9786258505467
376493
Ben Bu Davanın Fedaisiyim       ;  Ali Şükrü Bey'in Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri
Ben Bu Davanın Fedaisiyim ; Ali Şükrü Bey'in Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri
357.5
Ali Şükrü Bey, döneminin en önemli münevverlerinden, kalemlerinden biridir. Onun vücuda getirdiği telif ve tercüme metinler; tarihten coğrafyaya, eğitimden bilime, spora, felsefeden siyasete kadar çok geniş bir yelpazeye sahiptir. Dünyanın bir buhran içinde olduğunun ve doğum sancıları çektiğinin farkında olan Ali Şükrü Bey, bütün dünyada artık krallıkların, sultanlıkların sona ermeye yüz tutmasıyla halka dayanan devlet modellerinin ortaya çıkacağını öngörmektedir. O, Avrupalıların demokrasi, sosyalizm dedikleri halka dayanan bu yönetim anlayışlarının, J. J. Russo'nun “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.” sözünün Avrupalıları ilgilendirdiğini, bizim zaten 1.300 yıllık sağlam bir halk hükümeti geleneğimiz olduğunu düşünmektedir. Buhranın sonucunda meydana gelecek doğumun da bizim için İslam Birliği olacağını/olmasını ummaktadır. Ali Şükrü Bey için Millî Mücadele'nin silahsız bir tarafı da vardır. O, sadece düşmanın topraklarımıza ayak basmasına, memleketimizi istila etmesine değil, düşmanın fikirlerinin memleketimize girmesine ve yerleşmesine de karşıdır. Diğer bir ifadeyle o, maddî istiklal kadar manevî istiklali de önemsemektedir. Kâğıt üzerinde devletin adı her ne olursa olsun, sultaya-diktaya karşı olan Ali Şükrü Bey, halka dayanan bir yönetimden yanadır. Birilerinin iddiasının aksine, Ali Şükrü Bey ve dava arkadaşları ne irticacıdırlar ne de sultanlık taraftarı.
Ali Şükrü Bey, döneminin en önemli münevverlerinden, kalemlerinden biridir. Onun vücuda getirdiği telif ve tercüme metinler; tarihten coğrafyaya, eğitimden bilime, spora, felsefeden siyasete kadar çok geniş bir yelpazeye sahiptir. Dünyanın bir buhran içinde olduğunun ve doğum sancıları çektiğinin farkında olan Ali Şükrü Bey, bütün dünyada artık krallıkların, sultanlıkların sona ermeye yüz tutmasıyla halka dayanan devlet modellerinin ortaya çıkacağını öngörmektedir. O, Avrupalıların demokrasi, sosyalizm dedikleri halka dayanan bu yönetim anlayışlarının, J. J. Russo'nun “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.” sözünün Avrupalıları ilgilendirdiğini, bizim zaten 1.300 yıllık sağlam bir halk hükümeti geleneğimiz olduğunu düşünmektedir. Buhranın sonucunda meydana gelecek doğumun da bizim için İslam Birliği olacağını/olmasını ummaktadır. Ali Şükrü Bey için Millî Mücadele'nin silahsız bir tarafı da vardır. O, sadece düşmanın topraklarımıza ayak basmasına, memleketimizi istila etmesine değil, düşmanın fikirlerinin memleketimize girmesine ve yerleşmesine de karşıdır. Diğer bir ifadeyle o, maddî istiklal kadar manevî istiklali de önemsemektedir. Kâğıt üzerinde devletin adı her ne olursa olsun, sultaya-diktaya karşı olan Ali Şükrü Bey, halka dayanan bir yönetimden yanadır. Birilerinin iddiasının aksine, Ali Şükrü Bey ve dava arkadaşları ne irticacıdırlar ne de sultanlık taraftarı.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Tüm Kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 357,50    357,50   
2 178,75    357,50   
3 119,17    357,50   
Kapat